Sevgi, benim için bir zehir. Bu his ile ilgili çok fazla kötü anım var ve dalganın
uzaktaki pislikleri kıyıya vurması gibi
biri bana ve ya ben birine sevgi gösterdiği/gösterdiğim zaman ortaya
kırık deniz kabukları, ölmüş balıklar ve dalganın
şiddetine dayanamayan yavru yengeçler çıkıyor.
En iyisi bu suları, yerin dibine kadar giden karanlık ve küflü bir
mağarada saklı tutmak. Kayıp bir hazine, paslanmış kıytırık bir kolye, kırık bir
oyuncak gibi. O mahzenin parmaklıklarına kilit
vurmalı ve bir daha asla açmamalı. Ve bendeniz, hüzünlü bir
denizkızı misali, o mahzenin kapısında ölene
kadar bekçilik yapmak ile lanetlenmiş olabilirim. O sular ancak benim ölümüm ile
durulacak ancak benim ölümüm ile o
kırık deniz kabukları kum olacak ve ancak benim
ölümüm ile o yavru yengeçler hayatta kalabilecek.
Yengeçler mi ben mi? Siz karar verin.
Sevgilerimle...
-SH
1984
#201377